Bunlar da ücretli “Follower”

Türkiye internet üzerinden kabir ziyaretini tartışadursun, “sosyal medya” adı verilen ne idüğü belirsiz bir akım şimdi de yeni bir tartışmayı başlattı. Bir süre önce, hiçbir olayı olmayan garip sitelerin facebook, twitter vb. ortamlarda binlerce follower’ı(internet dilinde takipçi) olması Bayburt Cumhuriyet Savcısı Timur Beryak’ın dikkatini çekmiş ve Beryak konu üzerinde bir müddet araştırmalar yapmış daha sonra suç duyurusunda bulunmuştu.
Beğenmedikleri videoya “Beğen”dik diyorlar!
Yapılan geniş çaplı inceleme sonucunda bilgisayarları başında kıskıvrak yakalanan zanlıların, çıkarıldıkları nöbetçi mahkeme hakimi tarafından uzun bir süre ifadeleri alındı. Örnek teşkil etmesi ve internet üzerinden işlenen suçların da artık layıkıyla değerlendirildiğinin ispatlanması adına basın mensuplarına da açık olan davada; 42 kişi tek tek ve detaylıca sorgulandı. Zaman zaman gülüşmelerin yaşandığı salonda izleyenleri şaşırtan en ilginç cevap, hakimin “O videoda ne buldun da Beğen’din allah aşkına?” sorusu üzerine zanlılar arasında yer alan, K.Y’den geldi : “Paylaşım için teşekkür etmek istemiştim… Emeğe saygı…”
Hakim kızdı, “Beğenmekten Vazgeç”tiler
Hakimin bu lakayıt cevap üzerine epey sinirlendiğini fark eden zanlılar, çareyi suçlarını itiraf etmekte buldu. Ekonomik kriz nedeniyle gün içerisinde tüm sosyal ağlarda follower peşine düşmüş marka ve sayfaların kapılarını çaldıklarını, belli bir ücret karşılığında çekirdek kadro olarak 42, ancak listelerindeki kişiler ile birlikte neredeyse 1.3 milyon kişilik bir potansiyelleri olduğunu belirten çete lideri ve kemiklerin toparlak ucu O.M., sözlerine şöyle devam etti: “Her şey şaka yollu başladı. Önce yakın arkadaşlarımızla birbirimizi dürtüyor idik. Derken bir gün, bu dürtük potansiyelini nasıl paraya çevirebiliriz’in peşine düştük. ‘Çevirelebilirizin peşine düşmek’ gibi bir kalıp kullandığımızı görünce coşkuyla iş hayatına atılmaya karar verdik. Dandik gruplar, sikimsonik sayfalar derken gücümüz bir anda inanılmaz boyuta ulaştı. Adeta yuvarlandıkça büyüyen bir kar topu gibiydik. Kısaca çığ diyelim… Sürekli yeni davetler, davetler alıyorduk. Tabii ilk olarak Facebook ile başladığımız macera, twitter ve friendfeed ile devam etti. Paraya amm… ııı… Paraya doymuştuk. Tam artık gerçek dostlukların peşine düşmenin vakti geldi diye düşünürken sağolsun savcımız da bizi düşünmüş, enseleyiverdi. Vereceğiniz karara saygı duyuyoruz. Yüce Sosyal Medya adaletine güvenimiz sonsuzdur.”
Duygusal dakikaların ardından hakimin mouse’unu kırmasıyla sonuçlanan dava; anayasanın yirmi altıncı maddesi; -‘haksız yere kazanç elde etmek ve daha kötüsü bu haksız yere elde edilen kazancın vergisini vermemek mi? Sakınlıkla!’- nedeniyle zanlıların rehabilite merkezine götürülmesi kararıyla son buldu.
Öte yandan karar internet dünyasında sevinçle karşılandı. Konuyla ilgili konuşan bir sosyal medya takipçisi “Bu tarz adamlar yüzünden üzerimizde büyük baskı oluşuyordu. 300-500 kişinin beğendiği bir şeye beğenmedik demek takdir edersiniz ki kolay değil. İster istemez biz de beğendik diyorduk. Bu da beraberinde birçok problemi getiriyordu. Az mı rezil olduk eşe dosta, içimiz yanıyor şerefsizim” diyerek duygulara tercüman oldu.
